Burhan Demirok hayvancılık desteklerini anlattı

08 Mart Perşembe, 2018
Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı üreticilere bu yıl için ödenecek tarımsal destekler belli oldu. Bakanlar Kurulu'nun "2018 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karar"ı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Burhan Demirok verilecek desteklerle ilgili Web Tarım TV’ye açıklamalarda bulundu.
Burhan Demirok hayvancılık desteklerini anlattı Röportaj: Oğuz OĞHAN Haber: Ercan AKSOY
Kamera: Oğuz OĞHAN
Fotoğraf: İbrahim BAĞCI
 
2018 yılında üreticilere ödenecek tarımsal destekler belli oldu. Resmi gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı yürürlüğe girdi. Desteklerde bu yıl önemli artışlar göze çarpıyor.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından üreticilere yapılacak desteklemelerin ayrıntılarını Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Burhan Demirok Web Tarım TV’ye anlattı.
Desteklemeler Bakanlığın yüzde 70 bütçe ağırlığına sahip ve sahada da oldukça karşılığı olan önemli bir faaliyet olarak gördüklerini belirten Demirok, “Bütçesi 2018 yılı için yaklaşık 14,5 milyar TL. Bunun bizi ilgilendiren kısmını söyleyecek olursam hayvancılık desteği olarak 4 milyar civarında. Yani biz tarımsal desteklerimizin yüzde 30 civarında bir kısmını hayvancılığa ayırmış durumdayız. Tabii hayvancılık desteklerini bazı kalemler olarak üreticilerimize, yetiştiricilerimize ödüyoruz veya iletiyoruz. Bu kalemlerin büyüğünden başlayarak kısaca bir şeyler söylemem gerekirse bunların başında bizim 2016’da uygulamaya koyduğumuz buzağı desteklemesi önemli bir yer tutuyor ki buna biz biraz önce de bahsettiğimiz gibi 2016 yılında başladık ve de bunda iyi bir yere geldiğimizi düşünüyoruz. Daha da gidecek yerimizin olduğunun farkındayız.” dedi.
Demirok desteklerin uygulanma şeklinden de bahsetti:
“Kısaca uygulamasından bahsetmem gerekirse biz buzağı desteği olarak farklı miktarlarda ödüyoruz. Yani 750 TL’ye varana kadar her bir buzağıya destek ödüyoruz fakat her buzağıya 750 ödemiyoruz. Bunu şöyle kademelendiriyoruz: Doğan, sağlıklı, 120 günlük yaşa ulaşmış ve belirlenen aşıları yapılmış buzağıya 350 TL ödüyoruz. Bu 350 TL’yi aldıktan sonra eğer diğer şartlarımızı da yerine getiriyorsanız ilave ödemeleri de hak ediyorsunuz anlamına geliyor. Şöyle ki; soy kütüğüne kayıtlıysa bu hayvanınız 150 TL daha alıyorsunuz ve ilave olarak eğer otuz il olarak belirlediğimiz yetiştiricilik bölgelerinde bu faaliyeti yürütüyorsanız ilave 200 TL daha alıyorsunuz. Eğer suni tohumlamalarınızda yerli sperma kullanıyorsanız 50 TL daha alıyorsunuz ve burada da sıraladığım gibi 750 TL’ye varan bir ödemeyi almaya hak kazanıyorsunuz.”
Kendileri için önemli olan bir diğer destek kaleminin de çiğ süt ödemesi veya süt regülasyonu diye iki birimde uyguladıkları destekleme çalışmaları olduğunu belirten Demirok, süt priminin uzun yıllardan beri Bakanlığın başarı ile uyguladığı bir destekleme faaliyeti olduğunu dile getirdi. Geçen yıllarla karşılaştırıldığında süte yapılan ödemelerin devamlı artma eğiliminde olduğunu belirten Demirok, bunu şu amaçlarla yaptıklarını kaydetti:
“Buradaki en önemli amaçlarımız çiğ sütteki kaliteyi arttırmak, üretimi arttırmak ve de en önemlisi bizim açımızdan kayıtlılığı arttırmak yani diğer bir söylemle kayıt dışılığı önlemek. Tabii ülkemizdeki konjonktüre, mevsimsel anlamda konuşuyorum, dikkat edildiğinde özellikle aralık ayı ile mayıs ayı civarında mevsimsel olarak süt üretimimizde artış söz konusu oluyor. Yani burada ihtiyacımızdan fazla bir arzın söz konusu olduğunu görüyoruz. Biz buna 2009 yılında başladık süt regülasyonu uygulaması adı altında fakat 2016 yılı sonundan itibaren 2016 ve 2017 yılında bu regülasyon uygulamasını Et ve Süt Kurumu (ESK) aracılığıyla süt tozu yaptırmak veya pazarlatmak veya ilgililerin ihtiyacını karşılamak şeklinde uyguladık.”
“Çiğ süte ne ödeyeceğimizi kararnamede belirtmedik”
Çiğ süt ödemelerinde de farklı ödeme kalemleri olduğunu belirten Demirok şöyle devam etti:
“Siz hiçbir üretici birliğine kayıtlı olmayabilirsiniz, soğuk süt üretebilirsiniz kaliteli süt üretebilirsiniz, ürettiğiniz sütü birlikler veya STK’ler aracılığıyla pazarlama durumunuza göre, farklı fiyat ödemelerimiz var. Yani biz çiğ süte ne ödeyeceğimizi kararnamede belirtmedik. Belirleme yetkisi, Bakanlar Kurulu kararıyla bizim kendi Bakanlığımıza verildi. Yani her 3 ayda bir oturuyoruz buraya biz piyasa nasıl oldu, dış piyasa nasıl, iç piyasa nasıl, üretimimiz nasıl; her üç ayda bir bu fiyatı belirleyip Sayın Bakanının da oluruna arz ettikten sonra ödemeyi gerçekleştiriyoruz.”
Bir diğer önemli desteklemenin küçükbaş hayvan yani koyun keçi desteklemeleri olduğunu ifade eden Demirok, bu desteklerin her anaca anaç başına olmak kaydıyla verildiğini belirtti. Bu yıl ödeyecekleri miktarın 25 TL olduğunu dile getiren Demirok, desteği anaca vermelerinin gerekçesini ise şöyle açıkladı:
“Burada anaca veriyoruz ki doğurgan materyal yani anaç sayısının artması ve de kırmızı ete olan katkısının biraz daha çoğalmasını sağlamak. Belki biraz konunun dışı olacak ama bizim kırmızı et ihtiyacımızın yüzde 90’ı büyükbaştan karşılanıyor ki geriye kalan yüzde 10’luk diye tabir edebileceğimiz kısmı da küçükbaş hayvandan yani koyun keçi türü hayvanlardan elde ediliyor. Buradaki bir amacımız da koyun keçi etinin tüketiminin kırmızı et tüketimindeki payının biraz daha artması. Tabii konumuz koyun keçi desteği olunca biz bu desteği birlikler üzerinden birlikler aracılığıyla yürütüyoruz. En nihayetinde çeşitli aşılama küpeleme faaliyetlerini Bakanlığımız yürütse de bunların kaydının ve de diğer faaliyet ve işlemlerinin ilgili birlik tarafından Bakanlığımız kontrolünde ve takibinde yürütüldüğünü bir kez daha yinelemek isterim.”
Çoban desteğinde yenilik var
Demirok beş yıldır uyguladıkları çoban desteğiyle ilgili de bilgi verdi:
“Burada da yine bir yeniliğimiz var. Sayıyı düşürdük, ilk başladığımız yıllarda beş yüzdü, üç yüze düştü, iki yüz elliye düştü. Bu seneki alınan bir kararla da bu anaç baş sayısı iki yüze düştü. Ne demek bu? Yani siz iki yüz anaç baş koyun ve keçi varlığına sahipseniz talebiniz halinde biz sizin çoban desteği almanıza aracılık ediyoruz ki buradaki rakamımız da 5 bin TL yıllık olarak. 200 başlık bir sürüsü olan kişiye 25 lira normalde destek veriyoruz, 25 lira da çoban desteği adı altında toplam 5 bin lira olmakla beraber bir destek veriyoruz. Tabii bu kararnamede belki dikkat çekmiş olabilir özellikle Mardin, Siirt ve Şırnak illerinde biz tiftik keçilerine ilave 20 TL her bir baş için ödüyoruz. Bu belki bir farklılık olabilir, nedeni merak edilebilir. Sebebi şu: Bizim koyun keçi varlığımızdan ziyade tiftik keçisi varlığımız belirli bölgelerde yoğunlaşmış durumda. Bu saydığım üç ilde tiftiğin alımı satımı veya herhangi bir birliği söz konusu olmadığından biz buralardaki üreticilerimizin de bu desteğimizden yararlanabilmesi için ilave bir destek sistemi geliştirdik. Yani diğer illerimizde böyle bir uygulama yok ki üreticilerimiz, yetiştiricilerimiz ürettiği tiftiği alıyor tiftik veya koyun keçi birliklerine getiriyor, onlar aracılığıyla satıyor. Ama buralarda bir mahrumiyet veya hak kaybı oluşmasın diye böyle bir uygulama geliştirmeye çalıştık.”
Kovan başına 10 TL destek
Hayvancılık desteklerinin çok çeşitli olduğunu belirten Demirok, bunlardan bir tanesinin de arı veya arılı kovan desteği olduğunu dile getirdi. Bu ödemeyi kovan başına yaptıklarını belirten Demirok, şöyle konuştu:
“Kovan derken bunun faaliyetlerinde de yine bizim 5996 sayılı kanuna göre kurulmuş arı yetiştiricileri birliğimiz var. Onlar bize destekler ya da teknik konularda, hastalıklarla mücadelede yardımcı oluyor. Biz onlarla beraber destek mekanizmasını yürütüyoruz. Kovan başına ödediğimiz bir uygulama şeklinde ki bu yıl yine ödeyeceğimiz fiyat 10 TL olarak belirlenmiş durumda.”
Burhan Demirok, arıcılığın iki alt destek kalemi olduğunu belirterek bunlardan bir tanesinin ana arı diğerinin ise damızlık ana arı desteği olduğunu kaydetti. Demirok, ana arı için her bir kovandaki ana arı başına 15 TL, damızlık ana arı için ise 40 TL destek verildiğini bildirdi.
Tabii bu sene yine hayvancılık desteği olarak besisini tamamlamış hayvanlar için de bir desteğimiz söz konusu. Buradaki miktarımız 250 TL. Yani biraz açıklamam gerekirse siz yetiştirici olarak yerli kaynaktan temin edilen, yani ithal hayvanının besiliğin kesilmesine biz destek vermiyoruz. Yerli üreticilerimizin ürettiği, yerli kaynaktan elde edilen hayvanların beslenmesi sonucu tabii erkek olmak şart burada besilerini tamamladığı ve belirli bir kiloya ulaştığının tespiti halinde kayıtlı mezbahada da kestirmeniz halinde bizim yetiştiricilere 250 TL her bir hayvan için ödemek gibi 2018 yılında 1 Ocak’tan geçerli planımız söz konusu.
Hayvancılık desteklerinde bazı illerde 200 TL fark verdiklerini belirten Demirok bunun nedenini ise şöyle açıkladı:
“Bunu niye veriyoruz? Bunu da biraz açıklarsam, çünkü şöyle talep geliyor bize; işte falanca ile veriyorsunuz bizim ile vermiyorsunuz. Tabii bir desteği 81 ilde uygulamak her zaman çok böyle akılcı veyahut da rasyonel olmayabiliyor. Biz bu desteği süt üretimi az, meraları bol yani sütçülükten ziyade hayvan yetiştirilmesi veyahut da kırmızı ete yönelik yerlerimizde veya belirlediğimiz otuz ilde veriyoruz. Buradaki amaç şu: O bölgelerdeki yetiştiricilerimiz süt üretimi yapamıyor, altyapıları çok müsait değil. Dolayısıyla süt primini alamıyorlar. Onların yerine biz bu yetiştiricilerimizi kırmızı et yetiştiriciliğine veya besi hayvancılığına yönlendirebilmek için ilave bir kaynak aktarmayı tasarladık, uygun da bulundu.”
Yem bitkileri desteğinde önemli artış oldu
Hayvancılık desteklerinde sadece et desteği, süt desteği yapılmadığını önemli bir kalem olarak yem bitkileri desteği olduğunu da ifade eden Burhan Demirok, “Uygulama olarak bunu Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü yürütüyor ama tüketicisi bizim Genel Müdürlüğümüzün muhatap olduğu kitle. Uzun yıllardır biz yine yem bitkilerine farklı miktarlarda olmak üzere destek veriyorduk ki hâlâ da veriyoruz. Fakat bu yıl bir farklılık oldu yani fiyatta büyük artışlar yapıldı. Yani yüzde 30 ile 50’ye varan miktarlarda bir artış söz konusu oldu yem bitkilerinde. Buradaki amaç da yem bitkileri üretiminin yani kaba yemin kaliteli kaba yemin daha fazla üretilmesini sağlamak. Biliyorsunuz hayvancılıkta en önemli girdilerden yani yüzde 65’e varan oranda konuşuyorum, giderlerin yüzde 65 civarı kaba yem giderlerinden oluşuyor. Buraya bir katkı vermek amlaç çünkü hayvan sayımız her geçen gün artıyor. Küçükbaş olsun büyükbaş olsun bakıldığında sayılarda gözle görülür dikkate değer bir artış var keza bunu süt üretiminde de görmek mümkün. Tabii artan hayvana bağlı olarak veya artan hayvan sayısının ihtiyacı olan kaba yemi de bizim yerli kaynaklardan üretmek gibi bir hedefimiz var.” şeklinde konuştu.
Bakanlığın yaptığı hayvancılık desteklemelerinin sadece Hayvancılık Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmediğini belirten Demirok, Gıda Kontrol Genel Müdürlüğünün de sağlık ve aşılama başta olmak üzere çeşitli destekleme çalışmaları olduğunu dile getirdi. Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün ıslah ve özellikle halk elinde ıslah diye büyük bir projesi ve destekleme kalemi olduğunu da sözlerine ekleyen Demirok, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün yürüttüğü balıklarla veya balık üretimiyle ilgili desteklerin de olduğunu hatırlattı. Bu vesileyle saygıdeğer üreticilerimizin de bu destekleme kararnamemizin hayırlı ve uğurlu olması dileklerimle, saygılarımla sunuyorum.
“Çiftçiler destek başvurularının zamanını kaçırmasın”
Bakanlar Kurulu kararının yayınlanmasıyla birlikte Bakanlığın ilgili birimlerinin bunların uygulama tebliğ çalışmalarını yürüttüğünü belirten Demirok, bu kapsamdaki çalışmaların da yakında Resmi gazetede yayınlanacağı bilgisini verdi. Demirok, ilerleyen süreçteki adımları ise şöyle anlattı:
“Yayınlanmasını müteakip bizim il ilçe müdürlüklerimize bunların her birinin farklı zamanlarda olmak şartıyla başvuruları söz konusu olacak. Tabii çiftçilerimizin bu destekten yararlanabilmeleri için bazı şartlar gerekiyor: İlgili birliğe üye olmak, başvurusunu zamanında yapmak, faturasını veya müstahsil makbuzlarını ibraz etmek gibi. Çok uzun yıllardır bu destekleme faaliyetleri yapıldığına göre artık çiftçilerimiz bunu kesinlikle biliyorlar diye düşünüyorum ama burada da yine her zaman olduğu gibi bilmekten ziyade zamanını kaçırmak gibi veyahut da herhangi bir mazeretle ulaşamamak gibi problemler çıkabilir. Ben bu konuda il, ilçe müdürlüklerimizin gerekli yayım çalışmalarını yapacağını biliyorum. Zaten talimatlar da bu yönde. Çiftçilerimizin de bu hassasiyete uygun davranmalarını ben özellikle istiyorum.”
Desteklemeler neden yapılıyor?
Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Burhan Demirok tüm bu desteklerin neden yapıldığı konusuna da açıklık getirdi. Destekleme yapılmasının nedenlerini farkındalığı, üretimi, verimliliği ve kaliteyi arttırmak şeklinde sıralayan Demirok şunları söyledi:
“Tabii şu şikâyette de bize geliyor: Destekler veriliyor ama yetersizliği noktasında da bize dönüşler var. Doğrudur bu farklı değerlendirmeler her halükârda yapılabilir fakat burada önemli olan devletimizin veyahut da dolayısıyla uygulayıcı olan Bakanlığımızın buna olan iradesini, buna verdiği ehemmiyetin bir göstergesi de olarak algılamak bizim için doğru bir yaklaşım olacaktır.”
 
destekleme burhan demirok hayvancılık