Gebe keçi 1’e 500 verdi

02 Ocak Salı, 2018
Ankara keçisi diğer adıyla tiftik keçisi, eski günlerine tekrar kavuşmaya başladı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği’nin destekleriyle, tiftik keçisi üreticilerinin yüzleri gülüyor.
Gebe keçi 1’e 500 verdi Haber: Ayşe Gül ULUCAN ŞAHİN
Kamera: Hasan Ejder TAZEOĞLU
Fotoğraf: İbrahim BAĞCI

Ankara keçisi diğer adıyla tiftik keçisi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği işbirliğiyle yeniden değer kazanmaya başladı.
Ankara keçisi, Türkiye’de en çok Ankara’nın Güdül, Ayaş ve Beypazarı ilçelerinde yetişiyor. Kıymetli bir tekstil ürünü olan tiftiğe yapılan pozitif ayrımla üreticilerin yüzü tekrar gülmeye başladı. TAGEM’in finansmanı, kontrolü ve Damızlık Koyun ve Yetiştiricileri Birliği’nin ortaklaşa yürüttüğü projelerle anne keçiye 40, oğlağa 80 lira destek veriliyor. Yine tiftiğe kilogram başı 25 lira destek var. Verilen bu desteklerle küçükbaşta keçi yetiştiriciliği tekrar tercih edilmeye başlandı.
Web Tarım TV olarak, yeniden değer kazanmaya başlayan tiftik keçisi üreticileriyle Güdül’ün Yelli Köyünde bir araya geldik.
“Hanımın Çiftliğini kurmak istiyorum”
Yüksel ve Ali Koral çifti yıllardır Güdül’ün Yelli Köyü’nde Ankara keçisi yetiştiriciliği yapıyor. Onların renkli hikayesi şöyle başlamış: Ali Koral eşi Yüksel Koral’ı ailesi izin vermediği için Sorgun Köyü’nden kaçırmış ve evlenmişler. Genç kızken de davar yetiştiriciliği yapan Yüksel Koral, yeni evlendiklerinde eşinin bir keçi getirdiğini ve kesmek istediğini söylüyor. Ancak Yüksel Koral buna razı olmamış. Çünkü keçinin gebe olduğunu anlamış: “Eşim köydeki çobanlara göstermiş keçiyi ama hiçbiri gebe olduğunu anlamamış. Ben anladım” diyor.
Eti içi için keçiyi aldığını belirten Ali Koral ise, “Eşime buna iyi bak 15-20 gün sonra keseceğiz dedim. Eşim bunda oğlak var dedi. En az 10 çobana gösterdim. Oğlak yok dediler. Eşim oğlak var diye inat etti. Onun inadı beni yendi. İkiz oğlak oldu. Ondan sonra da 500’e yakın davar elde ettik” diyor.
Yüksel Koral şöyle devam ediyor: “10-15 sene önce başladık bu işe. Şu anda 420-430 kadar davar var. 500-600 kadar vardı biraz da sattım. Tiftiğinden de faydalanıyoruz keçinin. Davarların tiftiklerini kendim alırım tertemiz yaparım. Beyim bilmez hep ben yaparım. Satışını birliğimize yapıyoruz. Ankara Damızlık Koyun Keçi Birliği’ne kayıtlıyız”.
Şu anda davarlarını kendilerinin güttüğünü dile getiren Yüksel Koral, bundan sonra çoban tutacaklarını söylüyor. Geçen yıl kendisinin ağıl yaptığını belirten Yüksel Koral, gelirlerinden memnun olduklarını ifade ediyor: “Kurt 60 kadar davarımızı telef etti. Birliğimize dilekçe verdik, 2 bin lira birlikten para aldık zararımıza karşı. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından destek alıyoruz küpeleme için. Gelirimizden memnunuz. Tiftiğimiz de malımız da iyi şükür Allah’a”.
Ali Koral da, tiftikleri Damızlık Koyun ve Keçi Birliği’nin almaya başladıktan sonra daha çok para kazanmaya başladıklarını vurguluyor.
Tiftikleri mart ayında kırkmaya başladıklarını anlatan Yüksel Koral, mayısa kadar bu sürecin devam ettiğini söylüyor. Koral, tiftik keçisinin sütünden faydalanmadıklarını belirterek, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının keçiye ve oğlağa destek verdiğini anlatıyor. Kazancından memnun olan Koral, keçi yetiştiriciliğini herkese tavsiye ediyor: ”Buraya ağıl yaptım. Tapusunu aldım bu yerin. Devlet yardım ederse ‘hanımın çiftliği’ gibi besicilik de yapmak istiyorum. Buraya bir bayan olarak büyük teşkilat kurmak istiyorum. Yoğurt, süt, yağ, tavuk gibi bir şeylerle uğraşmak istiyorum. Büyükbaş hayvancılık da yapıyorum şu an. Köyde keçi yetiştiren 4 kişi daha var. Davarcılığı çok seviyorum. Gelirimizden memnunuz. Bu işi yapmak isteyenlere tavsiye ederim. Hiçbir şeyim yoktu; 2 tane araba, arsa, Ankara’dan ve Güdül’den ev de aldım. Bunları hep çalışarak aldım. Köylüler bana her zaman yardım etti. Dağlık arazi keçi yetiştiriciliği için uygun. Orman İl Müdürlüğü’nden izin alarak keçilerimizi ormana götürebiliyoruz. Kışın keçilere arpa veriyoruz”.
“Bakanlık desteklerinden çok memnunuz”
Güdül’ün Boyalı Mahallesi’nde yaşayan Adem Kalkan da, dede mesleği olan küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yaptığını belirterek, hayvanların ve tiftiğin kalitesini artırmak için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini anlatıyor. Kalkan, “Köyümüzde küçükbaş hayvancılık yaptığımız için bizim sürülerimiz bin 200- bin 500 kadar. Gelirimizden memnunuz. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından çok güzel desteklemeler alıyoruz. Keçimizin tiftiğine, anaç hayvanımıza, oğlağımıza alıyoruz. Zaten destekler olmasa biz hayvancılığı yapamayız. Aldığımız hayvan desteklerinden çok memnunuz. Özellikle tiftiğe çok iyi destek alıyoruz. Damızlık Koyun ve Keçi Üreticileri Birliği kuruldu. Onların almasını söyledik. Tiftiğimiz de artık tekrar değerlenmeye başladı. Köyümüzde 20 bine yakın hayvan olduğu için köyün meralarına sığmıyor. Biz meralar kiralıyoruz. İlçe Tarım Müdürlüğü’ndeki çalışanlar bize çok destek oluyor ancak bazen sistem gittiğinde sıkıntı yaşayabiliyoruz” ifadesine yer veriyor.
“Tiftik değerlendi, para ediyor”
50 senedir hayvancılıkla uğraştıklarını ifade eden Yılmaz Güven ise, hayvancılığın anne babadan kalma bir meslek olduğuna değinerek, bu mesleği çok sevdiğini dile getiriyor: “Desteklerden çok memnunuz. Tiftik çok ucuza gidiyordu önceden. Anaç hayvana, oğlağa, tiftiğe destek alıyoruz. Küpe parası derken, Allah razı olsun. Hayvancılığı daha da artıracağız. Yem fiyatları da düşerse çok memnun olacağız. Yemi koyunlara veriyoruz. Keçiye yeni doğduğunda 1 ay yem veririz. Keçi devamlı merada yayılır. Gelirimizden de memnunuz. Tiftik de pahalanırsa daha memnun olacağız. Eskiden alıcı bir taneydi ama şimdi rekabet olduğu için tiftik değerlendi ve para ediyor, paramız ödeniyor. Hayvan sayımızı daha da artırmayı düşünüyoruz. Herkese tavsiye ederim hayvancılığı. Yapabilen herkes yapsın. Türk çoban sayısı çok az, gerisi hep yabancı. Çobanlara 2 bin TL aylık veriyorum”.
“Aldığım destek 100 bin TL’yi buldu”
Güdül’ün Boyalı Köyü’nden Süleyman Kalkan da, dedesinden babasına 50 hayvan kaldığını, babasından kendisine de 500 hayvan kaldığını anlatıyor. Kalkan, şu anda 2 bin hayvan sahibi olduğunu belirterek, bu sayının devlet desteğiyle elde edildiğini vurguluyor. Kalkan; oğlağa, keçiye, tiftiğe ve küpelemeye aldıkları desteklerle hayvan sayısının arttığına dikkat çekiyor: “Bu destek devam ettikçe, hayvan çoğalır, üretim Türkiye’ye yeter. Malımız da, etimiz de, sütümüz de yeter. Çok memnunuz gelirimizden. Aldığım destek 100 bin TL’yi buldu. 4 tane çobanım var. Kendim ve abimle birlikte 6 kişi 2 bin hayvana bakıyoruz. Geçimimizi hayvancılıktan sağlıyoruz. 2 bin hayvan 20 kişiye bakıyor. Hayvancılığı herkese tavsiye ediyorum. Eskiden çobanlara kız vermiyorlardı, zaman gelecek kızlarını kendileri çobanlara verecek. Para geliyor çünkü. Alın terimizin karşılığını almaya başladık. Bize artık ağabey demeye başladılar”.
 
tiftik keçisi değer pozitif ayrım güdül hanımın çiftliği