On parmağında on marifet

25 Mayıs Cuma, 2018
Zaman zaman Web Tarım TV’de Anadolu’nun değişik yerlerindeki örnek çiftçilerimizi sizlerle buluşturuyoruz. Bugün de yine onlardan birisiyle sizleri tanıştırmak istedik: Ankara’nın Beypazarı ilçesinde yaşayan Nezaket Kaşak ve onun hayat arkadaşı, can yoldaşı Baki Kaşak. Bu neşeli ve kendilerini toprağa, üretmeye adamış aileyi Beypazarı’nda ziyaret ettik ve onlarla toprağı, tarımı, üretimi konuştuk.
On parmağında on marifet Haber: Ercan AKSOY
Kamera: Caner TOPGÜMÜŞ
Fotoğraf: İbrahim BAĞCI
 
Nezaket Kaşak...

Ankara’nın Beypazarı ilçesine bağlı Kuyucak mahallesinden. Eşi Baki Kaşak’la hayatlarını her anlamda birleştirmişler. Evlendikleri günden beri baş başa verip toprakla, sebzeyle, meyveyle, hayvanlarla uğraşmışlar; geçimlerini sağlamak için gece gündüz demeden emek sarf etmişler. Hem üretmişler hem de ürettikleri ürünleri pazara götürüp satmışlar. Çocuklarını evlendirmişler, 12 tane torun sahibi olmuşlar ama hâlâ aynı yoğunlukta çalışmayı sürdürüyorlar. Devam etmelerinde biraz borçlarının olması da etkili ama asıl sebep bu işi çok sevmeleri, üretmekten topraktan vazgeçememeleri.

Tarımı, hayvancılığı o kadar içselleştirmişler o kadar hayatlarından, kendilerinden bir parça olarak görmüşler ki... Bir sabah koyunlardan biri yavrulamış. Nezaket Hanım bu haberi eşine “Kızın oldu gördün mü?” diyerek vermiş.
Annesi babası da çiftçi olan Nezaket Kaşak eşiyle evlendiği günden beri tarımın içinde olduğunu söylüyor. Bu süreçte işlerini de epeyce çeşitlendirmişler. 5 kızları ve 5 damatları arasında yalnızca bir kızları kendileri gibi tarımla uğraşıyormuş. “Onlar zor diyerek yapmak istemediler bu işi” diyor Nezaket Hanım ve Baki Bey, çocuklarının bu işlerden neden uzak kaldıklarını sorduğumuzda.

Nezaket Kaşak neler yetiştirdikleriyle ilgili “Havuç, kabak, domates, biber, patlıcan, bamya, fasulye, turp, yeşil soğan, patates kısaca burada yetişen her türlü ürünü ekiyoruz. Kışlık, yazlık; brokoli, beyaz lahana, karalahana hepsinden var. Her çeşidini ekiyoruz.” diyor.

İşlerin çok olmasından dolayı işçi de çalıştırıyor Nezaket Hanım ve eşi. Bu işçilerin birazına kendilerinin kalacak yer verdiğini bazılarının ise kendi kalacak yerleri olduğunu söylüyor Nezaket Hanım. Baki Bey’in kardeşleri de yazın gelerek onlara yardımcı oluyorlar.

Sabahın çok erken saatlerinde uyanmalarıyla birlikte yoğun bir mesai başlıyor onlar için. Kahvaltının ardından önce hayvanlarıyla ilgileniyorlar ardından da gün içinde yapılacak işleri organize ediyorlar.

“Bir kadın olarak bu işlerle uğraşmak zor ama ben çok şanslıyım. Dediğim gibi evimiz kalabalık, birbirimize yardımcı olmaya çalışıyoruz.” diyor Nezaket Hanım.

Nezaket Hanım’ın adeta on parmağında on marifet. Ekmeye, dikmeye yeni şeyler denemeye meraklı olan Nezaket Kaşak aynı zamanda bir arı yetiştiricisi. Bakın Nezaket Hanım arıcılığa başladığını nasıl anlatıyor:

“Ben çok meraklıydım. Pazarcılık yapıyordum.  Bir teyze geldi yanıma oturdu, bal satıyordu. Merakla sordum “Arıların var mı teyze” diye. “Var” dedi. Biraz konuştuktan sonra bana “Kızım sen çok meraklısın herhalde” dedi. Ben de “Olsa yaparım” diye karşılık verdim. O da “Ben sana vereyim” dedi. “Kaça vereceksin? Benim alacak param yok” dedim. “Sen de pazardasın ben de pazardayım. Ödersin on on, on beş on beş” dedi o da. Arıları almaya gittik, alıp araca bindik. Gelirken herkes beni arı sokuyor falan dedi. Eşimin de alerjisi varmış bana kızmaya başladı ve araçtan indi. Bu arada arıları da attık aşağıya. Sonra tekrar arıları alıp buraya getirdik ve ben üç sene bu arılara baktım. Baktım ama bir parmak bal yiyemedik. Ne zaman arının yanına gitsek arı sokuyordu bizi. Eşim bir gün “Ya, bunlara para verdik, biz hep bunlara mı bakacağız. Gel şuradan bir çıta bal alıp yiyelim, hep biz onlara baktık biraz da onlar bize baksınlar” dedi. Kapağı açtık ama ne mümkün! Alamadık. Sonra tarım televizyonları çıkmıştı onları seyretmeye başladık. İlçe Tarım Müdürlüğü ve Halk Eğitim kurslar veriyordu, o kurslara gittim. Daha sonra kendimi geliştirdim, 60 tane arım oldu. Şu anda 3 kovan arım var. İlçe Tarım’a başvuruda bulundum, kurada çıkarsa inşallah beş altı tane de oradan gelecek. Bal yiyoruz, ürettiğimiz bal çok güzel. 2017 yılında hasta olmuştu arılarım, onları kaybettim. Tekrar başladım yani.”

Arıcılığın bambaşka, çok güzel bir şey olduğunu da ekliyor Nezaket Hanım, yeni şeyleri sevdiğinin de altını özellikle çiziyor. Traktör kullanmayı öğrenmesi ve ehliyet alması da biraz merakı biraz da ihtiyaçtan dolayı olmuş Nezaket Hanım’ın. Bir araçla ilk kez uzun bir mesafeye gidişini, yaşadığı korkuyu ve ardından karar verip ehliyet sahibi oluşunu da hâlâ o heyecanı birebir yaşayarak anlatıyor:

“Ben buralarda traktör sürüyordum. Tarlamız var Çayırhan bölgesinde. Bir gün eşim bana telefon etti ve ‘Nezaket arpa da yetmedi gübre de. Orada kim varsa söyle, alın gelin’ dedi. Buradakilerin işleri vardı ve biz götüremeyiz dediler, iş sana düştü Nezaket dedim. Besmeleyi çektim, arpaları, gübreleri attım. Ama ben de bir korku var; arabayı geriye kaçırma korkusu. Okuya okuya gidiyorum, tam yokuşa çıkıyorum ama ne mümkün! Siyah taksimiz vardı o zaman. Araba o kadar zorlanıyor ki beni bırak diye bağırıyor. Ama ben nasıl korkuyorum araba geriye kaçacak diye. O arada ayağımı usulca gazdan çektim, araba toparlandı ve aştık yokuşu. Elhamdülillah dedim. Eşimin yanına gidince ‘Sen niye kendin geldin’ diye sordu. Bulamadım kimseyi kendim geldim dedim. ‘İşçi saati geliyor hemen geri git’ dedi bana. Tarladan asfalt yola çıktım ve çok kısa zamanda eve ulaştım. Gelince telefon ettim eşime ve ben geldim, sen merak etme dedim. Vallahi bilmiyorum, vitesin birine taktım ama o da bir kuş oldu, beni buraya getirdi dedim. Bu maceradan sonra ehliyet almaya karar verdim ve böylelikle ehliyetimi de almış oldum.”

Nezaket Hanım eşine her zaman yardımcı olduğunu, tarlaya traktörlerden birini eşinin, birisini de kendisinin götürdüğünü ve buğday arpa ne varsa birlikte ekip geldiklerini söylüyor.

Nezaket Hanım ve eşinin on beş tane de büyükbaş hayvanı var. Bunların dışında 5 tane de buzağıları bulunuyor. Bu hayvanlardan elde ettikleri süt, yoğurt, peynir ve tereyağını pazarda satıyorlar.

Hayvanlara önceleri kendileri bakıyorlarmış ama sağlık sorunlarının ortaya çıkması nedeniyle Afganistan’dan gelen bir gence emanet etmişler çok sevdikleri hayvanlarını. Baki Bey Afganistanlı genci öve öve bitiremiyor, “Sabah erkenden kalkar gelir, işlerini yapıp bitirir. Akşam gelir buraya, başka iş var mı yapılacak diye sorar. Git demeden de gitmez” diyor ve maaşallah demeyi de ihmal etmiyor.

Nezaket Kaşak, Beypazarı İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Yavuz Ekici’yi de ayrı bir seviyor. Ona olan sevgisini şu sözlerle ifade ediyor:

“İlçe müdürümüze çok teşekkür ediyorum ben buradan, Yavuz Bey’e. Beypazarı Beypazarı oldu o geleli, daha güzelleşti. Daha sıcakkanlı, çiftçilerle ilgileniyor. Her zaman hem telefonlaşıyoruz hem gidip çayını içiyoruz. Kendisi ziyaretimize geliyor. Tarlalara mühendislerini gönderiyor. Sahada çok dolaşıyor. Bu da bizi çok memnun ediyor.”

Kaşak çifti İlçe Müdürlüğü ile sürekli temas halinde. İlçe Müdürü Yavuz Ekici onlara yonca tohumu temin etmiş, şimdi onu ekecekler. Bakanlığın verdiği desteklerden de faydalanmaya çalışıyorlar. Örneğin beş yıl ödemeli olarak tarım makineleri desteğinden faydalanmışlar geçmiş yıllarda.

“Nezaket Hanım çiftçinin gerçek yüzüdür”

Beypazarı İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Yavuz Ekici de Nezaket Hanım ve eşinden çok memnun. Beypazarı’nda ağırlıklı olarak kadın çiftçilere önem verdiklerini söyleyen Ekici, tarlalarda çalışan bin 700 kişinin yüzde 99’unun kadın olduğunu belirtiyor. Nezaket Hanım’ın ilçe müdürlüğüne gelip birtakım taleplerde bulunduğunu ve bu şekilde tanıştıklarını dile getiren Ekici, o günden bugüne Kaşak ailesiyle birlikte başarılı işlere imza attıklarını ifade ediyor. Beypazarı’ndaki örnek çiftçilerin başında geliyor dediği Nezaket Hanım’la ilgili şunları söylüyor:

“Kendisi çok çalışkan olup günde 18 tane mevsimlik işçiyi yanında çalıştıran, iki tane Suriyeli aileye 12 ay bakan, 9 kişiyi besleyen, büyükbaş-küçükbaş hayvancılık, arıcılık, sebzecilik, kuru tarım, sulu tarım hepsini yapan çok çalışkan bir hanımefendidir. Çok değerli bir çiftçimizdir. Hem kendi geçimini sağlayıp hem de başkalarının geçimine vesile olan büyük bir işletme sahibimizdir.

Nezaket Hanım’a baktığım zaman Anadolu kadınını görüyorum, Nezaket Hanıma baktığım zaman alın terini görüyorum, mütevazılığı görüyorum, efendiliği görüyorum. Yani çiftçinin gerçek yüzüdür Nezaket Hanım”.

“Halen ekiyor, delicesine ekiyor”

Yaşının da ilerlemesi sonucu sağlık sorunları başladığı için çok fazla araziye çıkamadığını söyleyen Nezaket Kaşak, artık işleri yeterince takip edemediğini söylüyor.  Eşi devamlı dışarıda ve kendisinin de işçileri yönlendirmek için arazide olması gerekiyor. Eşine yeter artık bırakalım bu işleri diyor ama Baki Bey bırakma yanlısı değil. Baki Bey bir gün kızlarıyla birlikteyken onlara bu işi bırakmak istemediğini söylemiş, elindeki havucu havaya kaldırıp öperek. Çocukları da Nezaket Hanıma gidip “Anne babama baskı yapma bu işi bırak diye çünkü bu adam bu işi bırakmaz. Tarlayı, toprağı çok seviyor o. Babamın yaşamasını istiyorsan babama karışma” demişler. Nezaket Hanım bu konuşmadan sonra artık eşine karışmamış. Bunu da şu sözlerle dile getiriyor: “Daha halen ekiyor, delicesine ekiyor”.
 
Baki Bey ise içindeki tarım sevgisini şöyle dile getiriyor:Üretmek, yetiştirmek çok güzel bir şey. Bu işi seviyorum. Çünkü ben çocukluğumdan beri bu işi, tarla işini yapıyorum. Kuru tarım, sulu tarım, hayvancılık bunlar dedemizden gelen şeyler. Babamdan sonra ben devam ettim. Güzel bir şey yetiştirmek, üretmek, pazara koyup satmak.”

Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) dâhil 150 dönüm arazi olduğunu söyleyen Baki Kaşak, babasından kalan ve ÇKS’ye kayıtlı olmayan alanla birlikte toplam 400 dönümlük bir alanı ektiklerini belirtiyor. Kendilerine ait 30 dönümlük arazinin dışındaki kalan kısmı akrabalarından ya da başkalarından kiralıyorlar. Ablaları sahip oldukları araziyi Baki Bey’e “Bizim malımız yerinde kalsın, köyde bir kapımız olsun da kirası kalsın” şeklinde vermişler.

Yıllardan beri devletin verdiği mazot ve gübre desteğinden yararlandıklarını belirten Baki Kaşak bu yıl desteklerdeki artışlardan da memnun olduklarını ifade ediyor.

Eşiyle el ele kol kola bütün işlerin üstesinden gelen Baki Kaşak bir günlerinin nasıl geçtiğini ise şöyle anlatıyor:

“Sabah altıda kalkıyoruz. İşçi gelecekse gidip Beypazarı’ndan işçileri getiriyoruz. Tarlalarda gerekli ne iş varsa onları yapıyoruz. Yaz günleri geldiği için ek işlerin ardı arkası kesilmiyor. Sulaması var, hortum döşemeleri var. Biz artık eskisi gibi salma su kullanmıyoruz. Yağmurlama, damlama sulama yapıyoruz.”

Baki Bey eşi Nezaket Hanımı da öve öve bitiremiyor:

“Hanım da çok sever bu çiftçilik işlerini; üretmeyi, yapmayı, işçiyle çalışmayı. Zaten tek başına yürümez bu iş, tek başına bu işi yürütemezsin evde destek olmadıktan sonra. Benim üç tane kız kardeşim var, yaz oldu mu üçü de gelir buraya. Onlar bize yardımcı olurlar. Küçük ablam pazardaki satışta bize yardımcıdır.”

Ekmedikleri bir enginar kalmış

Kaşak çiftinin adeta tarlalarına ekmedikleri hiçbir şey kalmamış. Nezaket Hanım, eşinin “Düşün Nezaket, yarın şunu da ekmemişiz bak demeyelim birbirimize” dediğini belirtiyor.

Baki Bey ve Nezaket Hanım ekmedikleri bir sebzeyi ise galiba ekememiş olmanın verdiği etkiyle biraz zor hatırlıyorlar. “Enginar kalmadı ekmediğimiz”

Kaşak çifti yine de vazgeçmiş değiller. Birlikte çalıştıkları ziraat mühendisiyle görüşmüşler ve o da kendilerine “Baki ağabey düşündüğün zaman gel yanıma. Bu bölgede yetişiyor. Ben birkaç kişiye yetiştirttim onu.” demiş.

Kaşak çifti tarımla, hayvancılıkla, üretimle ilgili de önemli mesajlar veriyor. Herkesin tükettiği gibi iyi de çalışması, ülkeye üretimle katkı sağlaması gerektiğini vurgulayan Nezaket Kaşak “Ülkemiz ilerlesin, devletimiz milletimiz güçlü olsun. Bizim dileğimiz isteğimiz o.” diyor.

Nezaket Hanım çiftçilerin asla unutulmaması gerektiğini ise şu sözleriyle vurguluyor:

“Sofraya gelen her şey çiftçinin elinden geçiyor. Tereyağı, balı, sütü, yoğurdu, yumurtası her şeyi. Sofraya oturdukları zaman baktıkları zaman o çiftçiyi hatırlasınlar. Herkese teşekkür ediyorum”.
Nezaket Kaşak Baki Kaşak örnek çiftçi Beypazarı çiftçi tarım kadın çiftçi