Sudan’da Arazi Kiralanması Konusu Bir Vizyon Meselesidir

31 May Wednesday, 2017
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, düzenlediği basın toplantısında sektördeki gelişmeleri değerlendirdi.
Sudan’da Arazi Kiralanması Konusu Bir Vizyon Meselesidir Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Kılıçdaroğlu'nun Sudan'da kiralanan tarım arazisine yönelik sözleriyle ilgili olarak "Sudan konusu bir vizyon meselesidir. Birçok ülke, başka ülkelerden 202 milyon hektar tarım arazisi kiralamış durumda. Dünya uzayda bitki üretimi ile meşgul olurken, sizin dünya coğrafyasındaki atıl arazilerin değerlendirilmesi noktasında bir görüşünüz yoksa vay halinize" değerlendirmesinde bulundu.
Çelik, Kılıçdaroğlu'nun hükümetin tarım politikalarına ilişkin eleştirilerine yönelik basın toplantısı düzenledi.
Kılıçdaroğlu'nun tarım sektörüyle ilgili gerçek olmayan değerlendirmelerde bulunduğunu belirten Çelik, tarım sektörünün stratejik olduğunu, görüşlerin bilgi ve belgeye dayalı olması gerektiğin ifade etti. Çelik, "Kılıçdaroğlu'nun bilgisiz ve ilgisiz değerlendirmelerine üzüldüğümü belirtmek istiyorum. Türkiye'yi yönetmeye talipseniz bu konudaki değerlendirmelerinizin altyapısı, dayanağı, bilgi ve belgesi olmalı. Ne yazık ki Kılıçdaroğlu dün yaptığı değerlendirmelerle ülke yönetimine hiçbir zaman talip olamayacağını açık ve net bir şekilde ortaya koymuş oldu. Bu değerlendirmelerinden dolayı özellikle tarım ile ilgili kılavuzlarını mutlaka gözden geçirmesinde yarar var." diye konuştu.
Kılıçdaroğlu'nun Sudan'da kiralanan tarım arazisine yönelik sözlerini hatırlatan Çelik, Sudan konusunun bir vizyon meselesi olduğunu söyledi.
Birçok ülkenin, başka ülkelerden 202 milyon hektar tarım arazisi kiraladığına dikkati çeken Çelik, "Dünya uzayda bitki üretimi ile meşgul olurken, sizin dünya coğrafyasındaki atıl arazilerin değerlendirilmesi noktasında bir görüşünüz yoksa vay halinize" değerlendirmesinde bulundu.
Çelik, bu geniş arazilerin özel sektör tarafından işletilmesi noktasında önümüzdeki dönemde çok yaygın ziyaretler gerçekleştireceklerinin altını çizerek, böylelikle özel sektörün Afrika'ya mührünü vuracağına ve üretim gerçekleştireceğine inandıklarını vurguladı.
Öte yandan, Türkiye'deki bir karış toprağın zayi edilmemesiyle ilgili çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Çelik, "Önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) bir tasarı geliyor. Atıl durumdaki tarım arazilerinin, tapusu size ait olan ama ekip biçmediğiniz arazilerin ekilmesi ve kiralarının bankaya yatırılması ve böylelikle ülkedeki bütün bu durumdaki arazilerin değerlendirilmesiyle ilgili attığımız ve atacağımız adımlarla ilgili Sayın Kılıçdaroğlu'ndan destek bekliyorum." ifadesini kullandı.
Çelik, Sudan ile yapılan tarımsal iş birliği anlaşmasının 780 bin hektarlık bir alanın Türkiye özel sektörüne, 12 bin 500 hektarlık arazinin de Türkiye Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) çeşitli imtiyazlarla tahsis edilmesini öngördüğüne işaret ederek, TBMM'de konunun Dışişleri Komisyonunda CHP'li muhalefet milletvekillerinin de katılımıyla görüşüldüğünü ve ittifak ile komisyondan geçtiğini belirtti.
Kılıçdaroğlu'nun, TBMM Genel Kuruluna katılan milletvekillerinin ittifakı ile geçen uluslararası anlaşmayı tenkit ettiğini anlatan Çelik, "O zaman grubunuza sahip olun." dedi.
"Şubat 2018'de yüzde 50 mazot desteği ödenecek"
Çelik, Kılıçdaroğlu'nun mazot desteklerine yönelik eleştirilerine de dikkati çekerek, mazot desteğinin ilk defa 2003 yılında AK Parti hükümeti tarafından sağlandığını, bugüne kadar mazot maliyetinin yüzde 16'sının çiftçiye destek olarak verildiğini bildirdi.
Mazot desteğinin ürün bazında yüzde 50 olarak verileceğini söylediklerini hatırlatan Çelik, "Bu konudaki tarımsal desteklerin 2018'de verileceğini bilmeyecek kadar bilgi yoksunu bir ana muhalefet partisi genel başkanı... Mazot desteği yüzde 50'dir, çiftçi bunu biliyor. Şubat 2018'de de yüzde 50 mazot desteği ödenecek. Keşke bir çiftçiye sorsaydı, kılavuzlarına soracağına. Çiftçi kardeşimiz 'Ben bu yıl ürünümü ektim, mazot desteğimi de şubat ayında yüzde 50 olarak alacağım" derdi." şeklinde konuştu.
"Hayvan ithalatını minimize edecek çalışmalarımızı devreye koyduk"
Çelik, et ve besi ithalatının da bugünün meselesi olmadığını dile getirerek, 1969 yılında 90 bin dolarlık et ithalatı, 560 bin dolarlık da canlı hayvan ithalatı gerçekleştirildiğini, yıllar itibarıyla söz konusu ithalatın yapıldığını ifade etti.
Milli Tarım Projesi çerçevesinde bu ithalata kademeli son vermek için projelerini uygulamaya koyduklarını kaydeden Çelik, "Milli Tarım Projesi'nin hayvancılık ayağını harekete geçirmiş bulunuyoruz. Uygulamasını başlattığımız projelerle her yıl bu konudaki dışa bağımlılığımız daha da azalacak. Kademeli olarak 3-5 sene içerisinde hayvan ithalatı meselesini minimize edecek çalışmalarımızı devreye koymuş bulunuyoruz." dedi.
Çelik, ithal edilen haziran ve temmuz ayında kesime hazır 240 bin baş hayvan bulunduğunu, yerli üretim de dikkate alındığında et arzında herhangi bir sorun olmadığını ifade etti.
Avrupa Birliği ile yapılan anlaşma çerçevesinde 19 bin ton donmuş karkas et ithalatının da şu an devrede olduğuna dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:
"Türkiye'de Kurban Bayramı'na kadar 1 milyon 400 bin kesimlik hayvanımız var. Kurban Bayramı'nda 850 bin civarında büyükbaş hayvan kesiliyor. Şu an itibarıyla hayvan varlığımızda bir sorun yok. Domateste olduğu gibi bir sorun yaşatılmaya çalışılıyor. Kurban Bayramı'na hazırlık anlamında bazı hayvanların piyasaya sürülmediğini görüyoruz. Kesim zamanı gelmesine rağmen, hayvan 7 ay beslendikten sonra kesime götürülmesi gerekirken, bu konuda biraz rahat davranıldığını tespit etmiş bulunuyoruz. Yani '8 ve 9'uncu ayda kesim yapalım' diyenler var. Eğer piyasada fiyatı yükseltmek için böyle bir oyuna girerlerse kesim vakti gelmesine rağmen bekletirlerse bu vatandaşların tekrar bizden besilik almaları mümkün olmayacak."
"Zeytinlik alanların imara açılması söz konusu değil"
Çelik, iyi mercimeğin yurt dışına gönderildiği ve GDO'lu mercimeğin Türkiye'de tüketildiğine yönelik iddiaları cevaplarken, "Hububatta kendi kendimize yetecek ürün üretimini gerçekleştiriyoruz. Buna rağmen dahilde işleme rejimi çerçevesinde ithalatımız söz konusu olabiliyor. Bu GDO konusu rastgele konuşulacak bir konu değil. Bunu bilgiye, enstitülerden alınmış bir rapora dayalı konuşmayınca bu kamuoyuna kötü bir mesaj oluyor. GDO'lu bir ürün üretimimiz Türkiye'de söz konusu değil. Herhangi bir ürünün ithalatıyla ilgili de kılı kırk yararak incelemeler yapılıyor." ifadelerini kullandı.
Zeytinlik alanlarla ilgili Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bünyesinde kapsamlı bir yasal düzenleme üzerine çalışıldığına işaret eden Çelik, "Orada, biz tavrımızı Sayın Bakanla paylaştık ve o çerçevede komisyondan geçeceği ümidi içerisindeyiz. Zeytin Kurulu oluşturulması ve kurulun kamu yararı çerçevesinde eğer bir zeytinlik alan ortadan kaldırılacaksa iki misli yeni alanın, zeytinliğin tahsisi şartıyla bu uygulamanın istisnai olarak yapılabileceği noktasındaki görüşümüze Sayın Bakanımız ve Bakanlar Kurulu katıldılar. Maddelere geçildiği zaman zeytinle ilgili maddenin bu şekilde olacağını rahatlıkla söyleyebilirim." değerlendirmesinde bulundu.
Zeytinlik alanların imara açılmasının söz konusu olmadığını vurgulayan Çelik, kamu yararı ihtiyacını dikkate alarak atılacak adımlara karşı telafisinin misliyle gerçekleşecek bir yaklaşım olacağını belirtti.
Çelik, tarımsal desteklere ilişkin son durumun sorulması üzerine, "Nihai imzalar tamamlanıyor. Tarım desteklerinde üreticimizin yüzünü güldürecek noktada uzlaşmaya geldiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. İmzalar tamamlanınca zaten Resmi Gazete'de yayımlanacak." diye konuştu
 
bakan faruk çelik sudan açıklama