TMO’dan üreticiye lisanslı depo fırsatı

27 Mart Salı, 2018
Çiftçinin ihtiyacı olduğu zamanda piyasaları düzenleme amacıyla devreye giren Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü, üreticilere 6 aya kadar lisanslı depolardan bedava yararlanma fırsatı tanırken, ayrıca nakliye desteği de veriyor. 2019’da 4 milyon ton civarında lisanslı depoyu çiftçinin hizmetine sunacak olan kurum, çok önemli bir göreve imza atmış olacak.
TMO’dan üreticiye lisanslı depo fırsatı Haber: Ayşe Gül ULUCAN ŞAHİN
Kamera: Ekrem ALACAPUNAR
Fotoğraf: İbrahim BAĞCI

Türkiye’nin en önemli kurumlarından biri olan Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü, 1938 yılından itibaren çiftçinin her an yanında bulunarak, desteğini ne kendisinden ne de ürününden esirgiyor. Esas görevi; hububat, haşhaş gibi ürünlerin piyasasını düzenlemek olan TMO, gerektiğinde fındık, kuru üzüm gibi ürünlerin alımında ve lisanslı depoculuk hizmetinin verilmesinde çiftçiye destek olarak; ülkemize, üreticiye ve tüketiciye rahat bir nefes aldırıyor.
TMO Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, TMO’nun lisanslı depoculuk çalışmaları hakkında WEB Tarım TV’ye önemli açıklamalarda bulundu.
 “2018’de en önemli vurgu yapacağımız alan lisanslı depoculuk” diyen İsmail Kemaloğlu, “Çünkü Türkiye’de çok ciddi bir lisanslı depoculuk hamlesi var. Depo yapılıyor. Yakında Bakanlar Kurulu kararı çıktı. Üreticilerimize, üretici örgütlerine 6 aya kadar bu depolarda kira bedava. Devlet karşılıyor. Nakliye desteği var. Hangi kilometreden gelirse gelsin üreticimize kamyon başına ortalama 500 lira gibi nakliye desteği var. Dolayısıyla 2018 hasat döneminde biz üreticilerimizi mümkün olduğu kadar bu lisanslı depoların avantajlarından faydalandırmak için oralara yönlendirmeye çalışacağız. Stopaj ve vergi yok. Çiftçinin çok lehine bir uygulama. Politikalarımızı da buna yönelik hazırlayacağız. Muhtemelen mayıs ayı gibi fiyat gibi çalışmalarımız tamamlanmış olacak. Bakanımıza ve gerekli yerlere arz edip, politikalarımızı kamuoyuna açıklayacağız” dedi.
Lisanslı depo sayısında çok ciddi bir artış olduğunu dile getiren Kemaloğlu, “Şu an sadece TMO’nun kontrolünde TMO’nun özel sektörle işbirliği içerisinde yapılan depo tonajı 4,2 milyon tona varıyor. Türkiye’de 1,8 milyon tonu şu an aktif lisanslı depo olarak faaliyette. 2018 hasadına girdiğimizde 2,5 milyon ton kapasiteli lisanslı depo devreye girmiş olacak. 2019 yılı itibariyle bu aynı zamanda TMO’nun bir dönüşüm hikayesi, değişim hikayesi. 4 milyon ton civarında lisanslı depo ülkemiz çiftçisinin hizmetine girmiş olacak. Biz bunu uzun süreli kira garantili bir yöntemle yapıyoruz. Özel sektöre kira garantisi veriyoruz. ‘Siz yapın, inşa edin, biz size kira garantisi veriyoruz’ diyoruz. Bu kapsamda özel sektör çok ciddi ilgi duydu. Hükümetimizin verdiği destekler bunu çok teşvik edici oldu. Bu manada şu anda lisanslı depoculuğa bizim alanımızla ilgili çok ciddi bir ilgi var. Çok ciddi bir yatırım var. Sadece TMO ile irtibatlı yaklaşık yatırım maliyeti 1,5 milyar TL şu an. Türkiye’nin her sathında 110 noktada yoğun bir depo yapılıyor. Biz de inşallah bu depoların aktif kullanılması için çiftçilerin buradan sonuna kadar istifade etmesi için bütün politikalarımızı ona dönük şekillendiriyoruz” şeklinde konuştu.
 
Üretici lisanslı depo ile ürününü istediği zaman satabilecek
Türkiye’nin her yıl ortalama 25 milyon ton hububatı piyasaya sunduğunu vurgulayan Kemaloğlu, “35 milyon ton gibi ortalama üretim var. Üretici, 25 milyon ton ürünü piyasaya sunuyor. Buğday, arpa, mısır, çavdar… Sade olarak baktığımızda şöyle bir analiz var: 25 milyon ton ürünü bir anda herkes hasat döneminde haziran, temmuz, ağustos aylarında piyasaya sürerse ne olur? İktisadın temel kuralı; arz talep dengesizliği fiyatlar düşer. Üretici arzu ettiği fiyatı bulamaz. TMO da bir anda bu kadar yükü çekmekte zorlanır. Onun için dünyanın her yerinde bu işin iktisadı o stoğun, ürünün hasat edilen ürünlerin belli bir kısmının ötelenmesini gerektirir. Biz çiftçiye onun için diyoruz ki; ‘bekleyin, acele etmeyin. Bir anda hepiniz satmak isterseniz fiyat düşer. Ama beklerseniz ileriki aylarda fiyatlar artacak daha iyi fiyata satabilirsiniz’ diyoruz. Bunu dediğimizde çiftçimiz haklı olarak tepki gösteriyor. Diyor ki; ‘benim ölçeğim küçük, ben hasata borçlu girdim, paraya ihtiyacım var. Bu malı bekletecek öteleyecek depoya ihtiyacım var.’ Bu lisanslı depoculuk tam da bu sorunu çözüyor. Çiftçiye diyor ki, ‘gel sana bedava depo. Kira yok, istediğin kadar burada beklet. Paraya mı ihtiyacın var?’ O depoda sana bir kağıt veriliyor. Onun adı elektronik ürün senedi. Kısaltılmışı da ELÜS diyoruz. Bununla kredi kullanabiliyorsun, teminat gösterebiliyorsun, nakde çevirebiliyorsun. Dolayısıyla lisanslı depoculuk sistemi, hem ürünün ötelenmesi hem de piyasanın arz talep anlamında dengeye kavuşması, hem çiftçinin o temel ihtiyacını gidermeyi sağlıyor. Kayıt demek –bu çok önemli bir şey- bütün ürünlerin depoculuk sistemine girmesi memlekette ürünlerin kayıt altına alınması demek. Piyasa derinliği demek. Çünkü bu sektörün finansa ihtiyacı var. 20-25 milyon ton ürünü bir anda kimse satın alamaz. Ana aktör devlet olursa piyasa da yeterince işlemez. Onun için farklı sektörlerde nasıl borsa İstanbul’da gidiyor insanlar hisse senedi alıyor, burada da farklı sektörlerden insanlar gelecek. Yarın bu elektronik ürün senetleriyle işlem yapacak. Dolayısıyla tarım piyasası fonlanıyor olacak. Piyasa derinliği olacak. Bu manada lisanslı depoculuk her açıdan; üretici, sanayici, tüketici gibi bütün aktörler için son derece yararlı bir mekanizma” ifadesine yer verdi.

TMO’ya gelen tüm ürün alınır
TMO’nun üreticinin sigortası, güvencesi olduğunu kaydeden İsmail Kemaloğlu, “Hasatla birlikte üretici şunu biliyor: ‘Ben ürünüme her hal ve şartta TMO’ya satabilirim. Paramı da en fazla 15 gün içinde alabilirim’. Bu çok önemli bir şey. 3,5 milyarı ortalama 1 haftada ödemişiz. Ürününüzü teslim ediyorsunuz, 1 hafta ya da 10 gün sonra paranız hesabınızda. Bu çok önemli bir garantidir. Bu, şu demektir: Biz bir eşikle üreticiyi garanti ediyoruz. Siz ürününüzü daha iyi fiyata satın, bizi garantör görün. Biz her hal ve şartta alıcıyız” değerlendirmesinde bulundu.
Kemaloğlu şöyle devam etti: “25 milyon ton hububat üretiyor Türkiye. Biz 24 milyon ton alacağız demeyiz. TMO’ya yönelen bütün ürünü satın alır TMO. Bu da çok önemli, hiçbir sınırlama yok. Ne kadar ürününüz varsa alma garantisi veriyoruz. Ödemede hiçbir sorun yok, üreticiye hiçbir mağduriyet yok, dolayısıyla üretici için çok önemli bir garanti, bu çok önemli. Bugün Türkiye’de hububat üretimi halen sürdürülüyorsa, yani biz memleketin ihtiyacını karşılıyorsak, TMO’nun bu garantör sisteminin de bunda bir payı vardır diye düşünüyorum”.
TMO Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Yeni hasat sezonunu inşallah 1-2 ay sonra gireceğiz. Şimdiden üreticilerimize bereket ve hayırlı bir sezon diliyorum”.