Güvenilir gıda güvenilir ellerde

15 Ekim Pazartesi, 2018
Dünya Gıda Günü’ne her yıl 16 Ekim tarihinde tüm dünyada çeşitli etkinliklerle dikkat çekiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Beykaya, Dünya Gıda Günü’nün bu yılki teması hakkında bilgi verirken, güvenilir ve sağlıklı gıdaya ulaşma noktasında Genel Müdürlüğün yaptığı önemli çalışmaları Web Tarım TV izleyicileri ile paylaştı.
Güvenilir gıda güvenilir ellerde Muhabir: Ayşe Gül ULUCAN ŞAHİN
Kameraman: Ümit YILDIRIM
Fotoğraf: İbrahim BAĞCI
 
HABER
Her yıl 16 Ekim tarihinde çeşitli etkinliklerle anılan Dünya Gıda Günü aynı zamanda Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün de (FAO)kuruluş yıldönümü. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Beykaya ile Dünya Gıda Günü’nün önemi ve Genel Müdürlüğün gıda ile ilgili yaptığı önemli çalışmalar hakkında konuştuk.
Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Beykaya, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nün her yıl Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün bütün dünyada kuruluş yıldönümü olan tarihte kutlandığını belirterek, bu günde çeşitli temalar işlendiğini kaydetti. Bu yılki temanın; Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 2’de belirtilen açlığa son verilmesi olduğunu vurgulayan Beykaya, hedefin 2030 yılına kadar sıfır açlık olarak belirlendiğini dile getirdi. Beykaya şöyle devam etti:  “Dünyamızın bu konuda iyi bir tecrübesi yok. Aslında yeterli ve dengeli beslenmeye ulaşmak insanın en temel hakkı. Bunu sağlamak da dünyada yaşayanların temel görevi. Fakat geçmiş tecrübeleri iyi okumak, buralardan dersler çıkarmak yine bizim elimizde. İnanıyorum ki, insan ve insanlık için gelecek yıllarda bu geçmişte bu anılan tecrübelerin doğru okunmasıyla açlığa son verilecek ve insanlık bu konuda yeterli ve kaliteli noktaya ulaşmış olacak”.
Gıda denetçileri görevde
“Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü olarak temel bir politikamız var” diyen Mehmet Beykaya, “Çiftlikten sofraya kadar ki bütün aşamalarda gıdanın izlenebilirliği, denetimi gibi bütün faaliyetler bizim gözetimimizde gerçekleştirilerek değerlendirilmekte. Gıdayı üreten, satan, ithal eden, ihraç eden bütün aşamalarda Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü olarak gıda denetçileri vesilesiyle bu çalışmaları yürütmekteyiz. 5996 sayılı yasa Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında iş ve işlemlerimizi yürütüyoruz. Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü bu konuda koordinatörlük görevi yürütüyor.  81 ilde Tarım ve Orman Müdürlüklerimiz vesilesiyle sahada faaliyetlerimizi yürütmekteyiz. Tabi biz denetim yaparken risk esaslı bir denetim yürütüyoruz. Bu risk esaslarına göre, ürün gruplarına göre bazı ürün gruplarında ayda bir kez denetim yapılmakta iken, bazı ürün gruplarında yılda 1 kez denetim yapılmakta. Denetimler; uygun sıklıkta, tarafsız, şeffaf, mesleki gizlilik esaslarına ve önceden haber verilmeksizin yapılmakta” dedi.
Gıda firmalarına sıkı denetim
Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Beykaya, şöyle devam etti: “Bizim yaklaşık 41 kamu, 100 özel laboratuarımız var. Gıda denetçilerimiz işyerlerine yaptıkları denetimler sonrasında ürünlerden numuneler almakta. Bu numuneler bu laboratuarlarımızda analize gönderilmekte.  Analiz sonrasında uygunsuzluk tespit edildiğinde gereken yasa çerçevesinde gereken işlemler-yaptırımlar yapılmakta. Burada çeşitli cezai müeyyideler uyguluyoruz. Beraberinde yine taklit ve tağşiş durumlarında insan sağlığını risk esaslı değerlendirilmesi kapsamında yaptığımız çalışmalar sonrasında bakanlığımız web sitesinde bazı firmaları ürünleri, markaları kamuoyu ile paylaşıyoruz”.
7/24 çalışma esasımız var
“Ülkemiz insanının sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşması konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı olarak çok ciddi bir hassasiyet içerisindeyiz” ifadesine yer veren Beykaya, “Özellikle belirtmek istiyorum. 7/24 esaslı bir çalışma anlayışımız var, yaklaşık 7 bine yakın gıda denetçimiz söz konusu. 81 ilde bütünüyle gıdanın ilk aşamasından son aşamasına kadar bütün alanlarda denetim faaliyeti gerçekleştiriyoruz. Tabi insanımızın bu konudaki duyarlılığı da çok önemli. Gıdanın yeterli olması kadar güvenilir olması da son derece önem arz etmekte. Bizim Avrupa Birliği ile yaptığımız çalışmalarda ciddi bir entegrasyonumuz söz konusu. 2010 yılında özellikle 12. Fasıl olan Gıda Güvenirliği Veterinerlik ve Bitki Sağlığı müzakereleriyle beraber birinci derecede mevzuat açısından ciddi bir uyum içerisindeyiz. Bir codeks alimentariusumuz (Uluslar arası gıda standartları ve düzenlemeleri)  var. Bu gıdanın anayasası hükmünde. Buradaki bütün mevzuatlar , ürün tebliğleri Bakanlığımız Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü bünyesinde ve Avrupa Birliği ile tam bir entegrasyon içerisinde hazırlanmakta. Bu çalışmalar ayrıca çeşitli projelerle de desteklenmekte. Avrupa Birliği’nin bizi izlediği çalışmalar, değerlendirmeler var, sürekli kontak halindeyiz. Yaptığımız çalışmaları onlar görüyorlar, biz sürekli oralara gidiyoruz, oradaki faaliyetleri yerinde inceliyoruz. Oradan farklı ve olumlu deneyimleri kendi ülkemize uyarlamaya çalışıyoruz. Şu ana kadar ki bütün çalışmalar olumlu karşılanmakta. Herhangi bir aksilik durumunda yine karşılıklı görüşmeler başlıyor. Karşılıklı müzakereler sonrasında mutlak orta yolu buluyoruz. Bununla ilgili çok güzel çalışmalar var. Zaten Avrupa da, şu an bizim ürünlerimizi sağlık ve kalite açısından son derece güvenilir olarak görmekte. Ve bu güveni devam ettirebilmek adına ortak projeleri sürdürüyoruz” dedi.
Tüketici seçici olmalı
Beykaya, 5996 Sayılı Veteriner, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında üreticiye çeşitli sorumluluklar yüklenmiş olduğunu vurgulayarak, üreticinin sağlıklı ve güvenilir gıdayı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün belirttiği normlar ölçüsünde ülke insanına ulaştırmakla mükellef olduğunu hatırlattı. Beykaya şunları söyledi: “Bu önemli bir nokta. Kamu otoritesi olarak da bize verilen görev, bu yapılan iş ve işlemlerin doğru bir şekilde yürüyüp yürümediği, yürümüyorsa gerekli müdahalelerin yapılması ile ilgili yapılan çalışmalar. Bu işin bir de tüketici ayağı var. Tüketici de üretilen bu gıdayı tüketmekte. Tüketici mümeyyiz yani şeçici olmalı. Nasıl ki bir kravat ya da ayakkabı alırken onun markasına, mahiyetine, içeriğine bakıyorsa, onun hayatının olmazsa olmazı gıdayı alırken de mutlak surette mahiyetine bakmalı. Çeşitli kontroller gerçekleştirmeli, bu konuda da aktif olarak gıda denetimlerine bence katılmalı. Çünkü sonuçta gıdayı alıyor ve tüketiyor. Yedikleri onun hayatını idame ettirmesine katkı sağlamakta. Bunlar güvenilir olmadığı sürece hayatındaki konforu, refahı ve sağlığını etkilemekte. Dolayısıyla seçici davranabilmeli. Ne yapabilir tüketici? Özellikle ambalajlı ve etiketli gıdaları tercih  edebilir, bu çok önemli. Yine etiket üzerinde onay, kayıt veya ithalat tarihine, numarasına bakabilmeli. Son kullanma tarihini kontrol etmeli. Etiketteki bilgilerin silinmemiş, okunaklı olmasına dikkat etmeli. İçeriğine bakmalı, özellikle uyarıcı yazılara dikkat etmeli. Mesela bir alerjeni varsa alerjen durumuna bakmalı. Ürünün muhafaza şartlarına dikkat ederek sıcaklık, nem, ışık uyarılarını kontrol edebilir. Özellikle alışveriş yaparken soğuk şartlarda muhafaza edilen gıdayı en sona bırakmalı. Mesela bir tavuk, et ürünü. Ona göre kasaya yönelmeli. Ne kadar az sıcak ortamda kalırsa gıda, sağlıklı ve güvenilir şekilde muhafazasının devamını sağlamış olabilir. Ambalajı yırtılmış, renk değiştirmiş, kokuşmuş, deforme olmuş ürünleri satın almamalı. Özellikle dökme olarak kendi orijinal ambalajından çıkarılıp bir şekilde satışa hazır olan ürünlerin son tüketim tarihine bakabilmeli, istemeli. Yine üretici firmanın ismini satıcıdan istemeli. Bu konuda hassasiyet göstermeli. Çünkü biz kamu otoritesi olarak gereken titizlik içerisinde iş ve işlemleri yürütüyoruz. Ama tüketici de bu konuda gerekli duyarlılığı sergilerse hem kendi sağlığı hem de bizim denetim faaliyetlerimizin etkinliği açısından son derece önemli olur”.
Alo 174’ü arayın
Tüketicilerin gıda ile ilgili şikayetlerini iletmek için neler yapmaları gerektiğine değinen Mehmet Beykaya, “Alo 174 gıda şikayet hattımız var, orayı çok rahatlıkla arayabilirler ya da il ve ilçe müdürlüklerimizi, bakanlığımızı telefonla arayabilirler. Bu aramalar vesilesiyle biz gereken uygulamaları yapıyoruz. Özellikle Alo 174 son derece önemli. Web tabanlı bir yazılım. Bizi tüketiciler arıyor, orada çağrı merkezinde arkadaşlarımız var. Onlar bu çağrıları değerlendiriyor, ilgili birimlere aktarıyor. İlgili birimler gerekli değerlendirmeler sonucunda denetim faaliyeti gerçekleştiriyor. Denetim faaliyetinden sonra yapılan iş ve işlemler bu yazılıma kaydediliyor. Kişi müracaat ettiği zaman kendisine bir kayıt numarası veriliyor. İstediği zaman telefonla ya da Alo 174 web sitesine girerek o kayıt numarasıyla çağrısının, şikayetinin talebinin karşılığını rahatlıkla görebiliyor. Biz son zamanlarda Alo 174’e şöyle güzel bir uygulama da yaptık: İşitme engelli vatandaşlarımız da yine web sitesi üzerinden rahatlıkla görüntülü olarak şikayetlerini arz edebiliyorlar. Ayrıca akıllı telefon uygulamasıyla da takip edebiliyorlar. Özellikle turistlerimizin şikayetlerini de değerlendirmek adına İngilizce hizmet veren bir alt yapı da oluşturduk” şeklinde konuştu.
Çocuklara gıda güvenirliği eğitimi veriliyor
Eğitimin çok önemli olduğunu belirten Mehmet Beykaya, denetim faaliyetlerinin ulusal, yerel basın aracılığıyla paylaşılmasının bir şekilde farkındalık oluşturduğunu kaydetti.  Geleceğin teminatı olan çocuklara yönelik okullarda gıda güvenirliği eğitimi yapıldığını anlatan Beykaya şunları kaydetti: “Şu ana kadar bin 300 civarında eğitim sunusunu 100 bin öğrenciye ulaştırdık. Çocuklarımızın eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi son derece önemli. Burada tabi sektörün diğer kamu ve kuruluşların ilgili STK’ların ve üniversitelerin de varlığı yadsınamaz. Biz yaptığımız mevzuat çalışmalarında mutlak suretle sektör, STK, kamu kurum ve kuruluşları ve üniversiter ile ortak çalışıyoruz. Bu yaptığımız çalışmaları da kamuoyu ile paylaşıyoruz. Görüşe açıyoruz. Tabi bunlarla beraber ileriki dönemlerde yine tüketiciyi bilgilendirici, tüketiciyi doğru şekilde yönlendirici çalışmalarımız devam edecek. Kamu spotu çalışmalarımız var. Bu çalışmalar da beraberinde yine artacak. Burada tüketicinin aktif bir şekilde gıda denetimleri faaliyetleri içerisinde yer alması hem tüketicinin sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmasında hem de bizim hizmetlerimizin etkinliğinin artırılmasında çok ciddi katkılar sağlayacaktır. Olaya bir bütünlük içerisinde baktığımız zaman inanıyorum ki yaptığımız faaliyetle ülke insanımızın  sağlıkli ve güvenilir gıdaya ulaşmasında çok daha farklı çok daha güzel çalışmalarla hizmet etmeye devam edeceğiz”.
Tüketici son derece duyarlı
Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Beykaya, tüketicinin duyarlılığının çok önemli olduğunu belirterek, sözlerini şöyle noktaladı: “Tüketici ne kadar duyarlı olursa bizim işimiz kolaylaşacak. Yapılan programlarla, eğitim faaliyetleriyle, son dönemlerde tüketici ciddi manada duyarlı. Alo 174’ün varlığı ve bundan sonra geliştireceğimiz çeşitli argümanlarla da bu duyarlılık daha da ivme kazanacaktır. İnsan-gıda=Hayat. Dolayısıyla eskilerin dediği gibi insan yediği, içtiğidir. O yüzden seçici davranmaları gerektiğine inanıyorum. Her türlü satış sırasında tüketiciler o duyarlılık içerisinde meseleye yaklaşırlarsa hem kendileri açısından, hem de bizim açımızdan çok daha güzel olacaktır”.