Volta atmıyorlar tarım yapıyorlar

31 Mayıs Cuma, 2019
Türkiye’de birçok cezaevinde son yıllarda tarımsal üretim yapılıyor. Bunların en başarılılarından biri Ankara’daki Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumu. Geniş bir arazide tarım yapılan kurumda tohumdan gübreye her aşamada mahkûmlar çalışıyor. Bu örnek uygulamayı sizler için muhabirimiz Neslihan Aktaş haberleştirdi, Altay Türüng görüntüledi.
Volta atmıyorlar tarım yapıyorlar Haber: Neslihan AKTAŞ
Kamera: Altay TÜRÜNG
Fotoğraf: İbrahim BAĞCI
 
Bu sera ne Antalya’da ne Muğla’da. Bu sera Ankara’da, Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumu’nun bahçesinde.

Kurumun arazisinde yapılan tarım, imkân verildiğinde her koşulda üretim yapılabileceğinin en güzel örneği.

Açık ceza infaz kurumlarında yürütülen çalışma ile mahkûmların iyileştirilmesi ve meslek edinmesi amaçlanıyor. Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü İsmail Olcar, kurumda yapılan çalışmaları Web Tarım TV mikrofonlarına anlattı.

Olcar, “Burada amacımız, mahkûmları eğiterek onların bir meslek ve sanat öğrenmelerini sağlamak. Ekonomik nedenli olanlar dahil çeşitli mahkumiyetler nedeniyle burada cezasını çeken mahkûmların, en azından dışarıya çıktıklarında geçimlerini sağlayabilecekleri bir meslekleri olmasını hedefliyoruz” dedi.

Açık ceza infaz kurumu çatısı altında birçok farklı atölye bulunuyor.

Mahkûmlar katıldıkları atölyelerde mobilyadan tekstile, temizlik ürünlerinden hediyelik eşyaya kadar çok çeşitli ürünlerin yapımında çalışıyor.

Hükümlü kuruma ilk geldiğinde bir gözleme tabii tutuluyor.

Psikolog, sosyal çalışmacı, öğretmen ve sağlık memuruyla görüşmeler yapan hükümlü, kendisi için en uygun işte çalışmaya başlıyor.

İşte bu aşamada tarım atölyesine seçilen hükümlüler toprakla buluşturuyorlar emeklerini.

Yaklaşık iki yıldır burada olduğunu ve geldiği günden beri tarım alanında çalıştığını anlatan Lokman Aktaş, toprakla uğraşırken günlerinin daha hızlı ve güzel geçtiğini ifade etti.

“Yata yata vakit geçmiyor”

Tohumdan hasada tüm süreçlerde görev alan mahkûmlar hükümlülük süreçlerini çalışarak geçirme fırsatı buldukları için mutlular.

Bitlis’ten gelen Turgay Barışçı da meyve bahçesinde çalıştığını ve yaptığı işin çok zevkli olduğunu düşünüyor.
Traktörle tarım arazilerini hazırlayan Hüsamettin Gökaslan ise bilmediği birçok şeyi burada öğrendiğini belirtiyor.

Hükümlü olarak geldiler, meslek sahibi oldular

Mahkûmlardan Orhan Yiğit ise daha tahliye olmadan memleketinde sera bile kurmuş. Tarım atölyesinde öğrendiklerini kardeşlerine öğreten Yiğit, “Sabah erken saatlerde burada işe başlıyoruz. Yatarak vakit geçmiyordu, şimdi zamanın nasıl geçtiğini inanın anlamıyoruz. Yaklaşık bir yıl daha buradayım. Buradan çıkınca da Mardin’de ailemle birlikte kendi seramı kurma planlarım var. Burada kazandığım tecrübe ile orada üretime devam edeceğim. Domates, biber, patlıcan, salatalık yetiştirmeyi planlıyorum” dedi.

Ziraat mühendisi yönetici de cezaevinde tarım yapıyor

Tarım atölyesinde işler eğitimle başlıyor. Hükümlüler daha sonra tarlada, serada ziraat mühendisleriyle ve teknikerlerle birlikte çalışıyor.

Kendisi de ziraat mühendisi olan Kurum Müdürü İsmail Olcar, “Çalışmaları başından sonuna kadar kendim de takip ediyorum. Bunun yanında kadrolu bir ziraat mühendisi arkadaşımız var. Görevi tarımla uğraşmak.

Hükümlüleri çalıştırırken yanlarında güvenlik personeli olarak mutlaka bir infaz ve koruma memurumuz olması gerekiyor. Biz buraya verdiğimiz infaz koruma memurlarımızı da yine tarımda uzmanlaşmış kişilerden seçiyoruz ki en azından yapılan ekimlerde, dikimlerde ve  ilaçlamada bir bütünlük olsun istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

İşyurtlarında çalışan her hükümlüye, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu Dairesi Başkanlığı tarafından belirlenen miktarlarda günlük yevmiye veriliyor. İş kollarında çalışan her hükümlü kısa vadeli iş kolu sigortası ile işe başlamadan bir gün önce sigortalanıyor. Ayrıca işyurtlarında çalışan hükümlü ve tutuklulardan iaşe bedeli alınmıyor. Elde edilen yıllık net karın yüzde 25’lik kısmı da çalışan personel ve hükümlülere kar payı olarak dağıtılıyor.

Kader mahkûmlarından örnek sera

Kurumun 2 bin 5 yüz dekarlık arazisinin 650 dekarında tarımsal üretim yapılıyor. Kader mahkûmları bir taraftan gün sayarken diğer taraftan da salatalık, domates üretiyor.

Tarım atölyesinde iyi tarım yapıldığını belirten İsmail Olcar, “Kendi fidemizi, tohumumuzu kendimiz üretmeye çalışıyoruz. Seralarımız var, bu seralarda fidelerimizi kendimiz yetiştiriyoruz. Damla sulamayı kullanıyoruz. Hasat dönemi geldiği zaman bizim piyasa diye bir sorunumuz yok. Şu anda tarlamızda 450 dekarlık alanda arpa ekili. Bunu da hayvancılık yapan cezaevlerimize gönderiyoruz. Etimizi de biz onlardan alıyoruz.” dedi.

“Sıfır atık” ilkesiyle üretim

Başarılı bir tarımsal üretime imza atan Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumu, sulama suyunu da atık suları arıtarak elde ediyor.

Evsel atıkların kompost gübreye dönüştürüldüğü atölye ise tarım alanlarının gübre ihtiyacını karşılıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hibe edilen 5 kompost makinesinde, çöpten yüksek verimli gübre elde ediliyor. Atölyede yılda yaklaşık 1 ton gübre üretilebiliyor.

Ceza infaz kurumundaki tarımsal üretimi geliştirmek ve mahkûmların tarım atölyesinde çalışma oranını arttırmak için soğan, kimyon, nohut gibi alternatif ürün denemeleri de devam ediyor.

Kurum Müdürü İsmail Olcar, Tarım ve Orman Bakanlığıyla yaptıkları işbirliğini de şu sözlerle anlattı: “Tarım ve Orman Bakanlığı ile sürekli irtibat halindeyiz. Gerek ekim aşamasında gerekse ilaçlama ve hasat dönemlerinde teknik olarak yardım alıyoruz.”
 
 
tarım ankara sincan açık ceza infaz kurumu işyurdu müdürlüğü sera tohum hükümlü tutuklu