Sakız ağaçları kadın eliyle geleceğe taşınıyor

18 February Wednesday, 2026
Ege’nin incisi Karaburun’da kadınlar sakız ağaçları için seferber oldu. Gönüllü olarak bir araya gelen duyarlı kadınlar İzmir'in Karaburun Yarımadası'nda zamanla tükenen sakız ağaçlarını tekrar doğaya kazandırdı. "Altın damlayan ağaç" olarak nitelendirilen ağaçlardan elde edilen sakız gıda sektöründe sıkça kullanılan, ticari değeri yüksek bir ürün. İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de "Yarımada Kadınları Sakız Ağacına Can Katıyor Projesi" ile bu değerin korunmasına katkı sağlıyor.
Sakız ağaçları kadın eliyle geleceğe taşınıyor Kadınlar sakız ağaçlarını kurtarıyor, atalarının mirasını çocuklarına taşıyor.

İzmir'in Karaburun ilçesinde bir araya gelen kadınlar, bölgenin doğal parçası olmasına rağmen zamanla yok olan sakız ağaçlarını yeniden yetiştirmeye başladı.

İzmir merkeze 88 kilometre uzaklıktaki 250 haneli Eğlenhoca Mahallesi'ndeki kadınlar, 6 yıl önce ticari değeri nedeniyle "altın damlayan ağaç" olarak nitelendirilen ancak mahallelerinde varlığı sona eren sakız ağacını yeniden canlandırma fikrinde birleşti.

Önce Çeşme İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden temin ettikleri 10 fidanı toprakla buluşturan kadınlar, daha fazla fidan için kurum ve özel kuruluşların kapısını çaldı. Bu sırada İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün yürüttüğü "Yarımada Kadınları Sakız Ağacına Can Katıyor Projesi"ne katılan kadınlar, sakız üretimi konusunda eğitim ve kurslar aldı, bu sayede bilgi ve tecrübelerini artırdı.

Hem proje kapsamında hem de özel kuruluşların desteğiyle 25 kadına sağlanan 340 fidan, evlerin bahçesine ve tarlalara dikildi. Çabalarıyla sakız ağacı sayısını 350'ye çıkararak mahalleye yayan kadınlar, doğal mirası yaşatırken mutfaklarındaki sakız ihtiyacını da karşılıyor. Mahallede yapılan geleneksel sütlü bulgur çorbasında, et yemeklerinde, nişan kurabiyelerinde ve sütlaçta sakız sık sık tercih ediliyor. Böylece lezzetler aracılığıyla kültürel miras da korunmuş oluyor. Üretimi artırmayı planlayan mahalleli, ticari gelir de elde etmeyi hedefliyor.

Ağaç sayısını 3 yılda 1000'e çıkarmak istiyorlar

Kadınlara öncülük eden 65 yaşındaki Habibe Eğmen, sakız ağaçlarıyla ata topraklarına sahip çıkmayı amaçladıklarını söyledi. Dernek veya kooperatif olarak değil imece usulüyle çalışma gerçekleştirdiklerini belirten Eğmen, sakızın kültürel değerleri arasında bulunduğunu ifade etti.

Eğmen, öncelikli hedeflerinin kendi sakız ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu kaydederek, şöyle konuştu: "Sakızın içinde mutluluk veren ve midemizi rahatlatan madde var. Biz bunlarla büyümüş insanlarız. Biz sakızı dışarıdan alıyoruz. Küçük miktarına dünya kadar para veriyoruz. 25 kadına baktığınızda bizim yaş ortalamamız 55. Amacımız çocuklarımızın da toprağa sahip çıkmaları. Çocuklarımız tabii ekonomik bir değeri olursa sahip çıkacak. Toprak çok kıymetli ve bunu ekonomik olarak çocuklarımıza devretmek istiyoruz. Bu ağaçları gelinimize, kızımıza emanet edeceğiz. Biz oğlumuza da emanet etmiyoruz bunu. Çünkü bu iş kadın harekatı oldu."

Eğmen, sakız ağaçlarının 25 kadının direnci ve isteğinin bir neticesi olduğunu, kendilerinin de fidan yetiştirmeye başladığını ve ağaç sayısını 3 yılda 1000'e ulaştırmayı hedeflediklerini aktardı.

Kadınlardan 65 yaşındaki Yasemin Karabacılı ise sakız ağacını yaşatmak için çabaladıklarını anlattı. Sakız ağacının vatanının, bulundukları topraklar olduğunu ifade eden Karabacılı, ağacın zamanla yok olduğunu, sakız ihtiyaçlarını dışarıdan alarak karşıladıklarını kaydetti.

Karabacılı, ağaca özenle baktıklarını vurgulayarak, "Çocuk gibi bakıyoruz, büyütüyoruz, emek veriyoruz. Bakımlarını imece usulü de yapıyoruz. Gelecekte çocuklarımıza, torunlarımıza bir miras bırakabilmek adına sakızı yaşatmaya çalışıyoruz. Eskiden gelen ve tükenmiş olan sakızımıza tekrar can vermeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
izmir karaburun sakız ağaç kadın çiftçi fidan proje eğitim tarım ve orman