Son yağışlar tarıma olumlu yansıdı

03 March Tuesday, 2026
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü analizine göre ocakta Güneydoğu Anadolu'da son 14, İç Anadolu'da 10 yılın en yüksek yağış seviyesine ulaşıldı. Bu durum, su kaynakları ve tarımsal üretim açısından olumlu bir tabloyu beraberinde getirdi. Ancak uzmanlar kuraklık riskinin geçmediği konusunda uyarılarda bulundu.
Son yağışlar tarıma olumlu yansıdı
Türkiye genelinde ocakta yağışların hem miktar hem de süreklilik açısından belirgin şekilde artması, özellikle Güneydoğu ve İç Anadolu bölgelerinde su kaynakları ve tarımsal üretim açısından olumlu bir tablo oluşturdu.

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ocak ayına ilişkin iklim ve sulama izleme istatistiklerinden derlenen bilgiye göre, Türkiye genelinde yağışlar, son dönemde normaline ve geçen yıl yağışlarına göre artış gösterdi.

Bu kapsamda ocakta ortalama 135 milimetre yağış alan Güneydoğu Anadolu'da 14, ortalama 62,5 milimetre yağış kaydedilen İç Anadolu'da son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşıldı.

Bu durum, su kaynakları ve tarımsal üretim açısından olumlu bir tabloyu beraberinde getirdi.

Tüm bölgelerde yağışların hem uzun yıllar ortalamasının hem de geçen yılın aynı döneminin belirgin şekilde üzerinde olmasıyla özellikle 2025'e kıyasla ülke genelinde güçlü bir toparlanma yaşandığını gösterdi.
 
Kuraklık tehdidi sürüyor

Uzmanlar ise kuraklık riskinin sürdüğüne dikkat çekti.

Yağışların kısa vadede su potansiyeli açısından sevindirici olduğunu ancak orta ve uzun vadede öngörülen kuraklık tehdidinin ortadan kalkmadığını belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Bedük, özellikle Konya'da yer altı su seviyesinin kritik eşikte bulunduğunu belirtti.

Yüzeysel akışa geçen sağanak yağışların yer altı sularında kayda değer bir artış sağlamadığını ifade eden Prof. Dr. Fatma Bedük, "Ülkemizde bu yıl gerçekleşen yağışlar, uzun yıllar ortalamasının yüzde 50'sini aştı. Ocak ayı itibarıyla, geçen yıl aynı dönemin üç katı kadar yağış gerçekleşti. Tabii bunun sonucunda, birçok baraj gölünde su seviyesi yükseldi. Akarsularda debiler arttı. Fakat öte yandan, ne yazık ki birçok kentte de seller, su baskınları dolayısıyla birçok kayıp da yaşandı. Tabii bu yağışlar kısa vadede su potansiyeli açısından oldukça sevindirici. Fakat orta ve uzun vadede öngörülen kuraklık tehdidi ortadan kalkmış değil. Örneğin Konya'da yer altı su seviyesi hala kritik eşikte, yüzeysel akışa geçen sağanak yağışlar yer altı suyunda kayda değer bir yükselme oluşturamıyor ve yer altı suları yoğun bir şekilde tarımsal amaçlı olarak kullanılıyor. Su kaynaklarının yüzde 70 gibi önemli bir kısmının tarımsal amaçlı olarak kullanıldığını biliyoruz. Dolayısıyla tarımsal sürdürülebilirlik açısından su kaynaklarının verimli kullanılması ve yönetilmesi oldukça önemli. Bu meyanda Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yeni bir uygulama var. Ülkemizde 52 ilçede tarımsal su kısıtlaması uygulanacak. Bu ilçelerden 19'u Konya ili sınırları içerisinde bu uygulamaya göre şeker pancarı, havuç, fasulye gibi suya ihtiyaç duyan bitkilerin art arda yıllarda ekilmesi istenmiyor. Bu bitkilerin ekilmesi durumunda müteakip yılda arpa, buğday, mercimek, nohut gibi suya çok ihtiyaç duymayan bitki türlerinin ekimi teşvik edilecek. Bitki türleri için verilen teşvikler, kurallara uymayan çiftçiler için verilmeyerek bir yaptırım uygulanması hedefleniyor" dedi.
 
"Çatılardan, arazilerden yağmur suları hasat edilmeli"

Yağmur sularının da geri dönüşümünün yapılmasına dikkat çeken Prof. Dr. Bedük, "Bu yıl gerçekleşen yağışlar, öngörülen kuraklık senaryolarına ters düşüyormuş gibi görünebilir. Ancak bu risk ortadan kalkmış değil. Bu durum, bu yağış rejimi, iklim değişikliğinin beklenen bir sonucudur. Dolayısıyla bu yağış rejiminin doğru yönetilmesi gerekir. Yağışların, yağmur sularının hasat edilmesi için doğru yatırımları yapmaya ihtiyacımız var. Çatılardan, arazilerden yağmur suları hasat edilmeli ve atık sulardan ayrı toplanarak depolanmalı. Yine tarımsal su yönetimi de bu konuda oldukça önemli. Tarımda mutlaka suya ihtiyaç duymayan bitki türlerinin yetiştirilmesi teşvik edilmeli ve damla sulama gibi basınçlı su sistemlerinin kullanılması tercih edilmelidir" şeklinde konuştu.
 
"Son yağışlar bizi rehavete düşürmemeli"

Prof. Dr. Fatma Bedük, "Yer altı sularının aşırı derecede kullanılmasının önüne geçilmelidir. Suyun tabii miktar olarak korunmasının yanı sıra kalitesinin korunması da oldukça önemli. Yine tarımsal faaliyetlerde aşırı gübre kullanılması durumunda yer altı sularında nitrat kirliliği söz konusu olmaktadır. Yine gübreleme yanında aşırı pestisit kullanımı da söz konusu. Bunun da yönetilmesi su kalitesi açısından oldukça kritik bir konu. Suyun hem tarımda, hayvancılıkta, endüstride ve yine evsel kullanımlarda tasarrufuna devam etmeliyiz. Son yağışlar bizi rehavete düşürmemeli" diye konuştu.
 
İklim koşulları bitkisel üretimi destekliyor

Türkiye genelindeki fenolojik duruma bakıldığında, hububat alanlarında çıkışlar tamamlanırken bitkiler çoğunlukla 2-3 yaprak ve kardeşlenme dönemine girdi.

Yağışların bölgesel etkileri incelendiğinde, Marmara Bölgesi'nde genel olarak ekimler tamamlandı, hububat ürünlerinde 2-3 yaprak ile yer yer kardeşlenme görüldü.

Bilecik, Edirne, İstanbul, Kocaeli, Çanakkale ve Tekirdağ'da yağışlar genel olarak yeterli olurken toprak neminin korunmasıyla hububat çıkışları sorunsuz gerçekleşti.

Ege Bölgesi genelinde de hububat alanlarında çıkışlar tamamlandı. Bitki gelişimi genel olarak normal seyrinde devam ediyor. Bölge genelinde yağışlar mevsim normalleri civarında gerçekleşirken yaygın kuraklık riski bulunmuyor. Bölge genelinde iklim koşulları bitkisel üretimi destekliyor.

Akdeniz Bölgesi genelinde bitkilerin bazı alanlarda gelişimi 5-6 yaprak dönemine ulaşırken genel olarak bitki gelişimi normal seyrinde devam ediyor. Bölgede iklim koşulları bitkisel üretimi desteklerken yaygın kuraklık riski bulunmuyor.
 
İç bölgelerde kar bitkilere olumlu yansıdı

İç Anadolu Bölgesi genelinde bitkiler yer yer 3-8 yaprak ve kardeşlenme dönemine girdi. Bazı alanlarda ürünler kar örtüsü altında vernalizasyon sürecini geçiriyor. Bu durum bitki gelişimi açısından avantaj sağlıyor.

Karadeniz Bölgesi'nde bazı alanlarda ürünler kar örtüsü altında durgun dönemde gelişimini sürdürüyor. Düşük sıcaklıklar bazı alanlarda çıkışları yavaşlatırken bitki gelişiminde önemli bir olumsuzluk gözlenmiyor. Fındık, çay ve kivi alanlarında kışlık bakım, budama ve gübreleme çalışmaları devam ediyor.

Doğu Anadolu Bölgesi'nin büyük kısmında araziler kar örtüsü altında ve ürünler vernalizasyon ve dormansi sürecini geçiriyor.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi genelinde de bitki gelişimi genel olarak normal seyrinde devam ediyor.
yağış tarım kuraklık su Fatma Bedük